31 Ağustos 2013 Cumartesi

sakalım yok ki sözüm geçsin misali..

hep hayatımızın içinde olan atasözleri & deyimler var ya hani
küçükken öğrenelim, ezberleyelim(???) diye diretilen, sözlüklerini aldığımız atasözleri & deyimler
hani hep biiir kulağımızdan gireeer, birinden çıkardı

küçükken diretilmiş olsa da aslında ne kadar da doğru olduklarını, hepsinin yaşanmışlıklar üzerine türetilmiş, kıssadan hisse olduklarını hiç düşündünüz mü?
evet muhtemelen düşündünüz :)

işte son yıllarda bende de atasözleriyle ilgili bir farkındalık başladı
kimi zaman dile getiriyorum, kimi zaman sadece aklımdan geçirmekle yetiniyorum
ama günlük hayatımda bir çok "an"ı bu sözlerle özdeşleştiriyorum

e bundan mütevellit bu konuyu bir kaç paylaşıma dönüştürmek istedim

ve başlıyorum sıralamaya;

"sana yapılmasını istemediğin bir şeyi başkasına yapma"
tam bir klişe belki ama ne kadar da temel, değil mi?
empati'nin temeli diyebilir miyiz acaba?
insan bunu kendi kendine arada bir söylerse bence daha mutlu olabilir
demek istediğim; bazen yaptıklarımızdan çok yapmadıklarımız bizi daha mutlu edebilir, ne dersiniz?

"üzüm üzüme baka baka kararır"
aslında bu söz genelde olumsuz durumlar için kullanılıyor sanırım ama, zorunda mıyız?
bir düşünün hangimiz beraber zaman geçirdiğimiz insanlardan bir şeyler kapıp, kimi zaman da bir şeyler katmıyoruz?
olumlu ya da olumsuz düşünmek sizin elinizde, belki de kararmak her zaman kötü olmayabilir?

"1 musibet 1000 nasihate bedeldir"
işte en sevdiklerimden, yaşayarak doğruladıklarımdan biri
yine de "ne ettiysem onu bulurum" demeyip, nasihatlere kulak kapamamak lazım, küpe yapıp, bir kenarda tutmak lazım, bence.

"özrü kabahatinden büyük"
özür dilerken hala bir yandan kendini düşünen biri, üzücü
ama hangimiz yapmıyoruz ki?

"ağzından çıkanı kulağın duysun"
işte bu da en sevdiklerimden biri, ukalalığa birebir, net
bence bu da insanın ara sıra kendine de tekrarlaması gereken, ilişkilerini daha iyiye götürecek bir söz
bir de yıllardır annemden duyduğum bunu destekleyecek bir söz daha var;
"2 kulağın 2 gözün 1 ağzın var demek ki 2 duyacaksın 2 göreceksin 1 konuşacaksın"
küçükken bu sözü çok basitleştirdiğimi fark ettim, 2 duymak 2 görmek varken, çok konuşmak gereksizmiş diye düşünüyordum, peki asıl mesela sadece az konuşmak mıydı?

ve tabi bir de en en fenası var "insan oğlu çiğ süt emmiş"
maalesef bunu söylediğim zamanlar oluyor ve beni üzüyor
ne kadar da yaralayıcı
hepimiz insanız ama bence bu lafın çıkış noktası maalesef herkesin birbirine "insan" gibi davranmaması, "insan"lığını unutması

"sakalım yok ki sözüm dinlensin"
bu bir atasözü mü bile bilmiyorum ama ilişki kurduğumuz her insanı "insan" yerine koyup, dinlemek gerektiğini biliyorum

bunlar da bence küpe yapmamız gereken diğer bir kaç söz;
"asla asla deme"
"büyük konuşma"
"eksik dilekte bulunma"
(bunlara deyim mi diyorduk acaba?)

son olarak da mini mini bir alıntı yapmak istiyorum;
uzunca bir süre önce Nil Karaibrahimgil bir yazısında; "insanları da bulmak istediğiniz gibi bırakın" demişti
aslında bir çok ilişkinin temeline koyulabilecek bir söz bence, ne dersiniz?

bu yazıyı çoook uzatmak mümkün tabii ama zaten yeterince uzadı sanırım:)
kendimce bir kaç söze yorum getirdim, siz de farklı bir bakış açısı getirirseniz ne ala

sevgiler

not: yazıda atasözü, deyim, vs karmaşası olabilir, hata varsa affola..


4 Ağustos 2013 Pazar

sitemler,bahaneler,falanlar,filanlar,neler.oldu.neler

önceki yazılarımda da olduğu gibi tabii ki yine kendime sitemle başlıyorum =/
evet yine son yazımın üzerinden aylar yıllar geçti
evet bu blogu açtığımda pek bi hevesle yazıyordum
evet sonra süreklilik sağlayamadım
evet öyle evet böyle falan filan..

ama bu sefer
"tamam artık geri döndüm sürekli yazacağım"
"yok bu sefer farklı, çok başka bir başlangıç yapıyorum"
gibi gibi laflarla hiç kendimi kandırmıyorum
allah ne verdiyse
bi daha ne zaman yazarım belli olmaz
kısmet bu işler
diyerek sitemimi sonlandırıyorum..

aslında yazacak çok şeyim var, sıkıntım konu bulamamak değil
hep aklımdan "şunu yazsam" "buna değinsem" diyorum, hatta bloggera girip not alıyorum, taslak kaydediyorum vs vs..
ama işte insan istiyor ki güzel olsun, özenilmiş, okumaya değer, keyif verecek bir şeyler olsun
velhasıl bu işe zaman ayırmak gerekiyor

e sitemle başladık, bahanelerle devam edelim
evet yazmadım, yazamadım ama çok geçerli değerli bahaneler öne sürebilirim bu sefer =)
son 6 ayda hayatım baştan aşağı değişti;
bir uludağ tatili ve evlenme teklifi ile başlayalım
nişanla devam
yok gelinlik
yok mobilya
yok üzümün sapı, yok armudun çöpü
sonra taşınma (e hala da tam yerleşemedim)
bekarlığa veda
kına
ve evlilik; 1 nikah 1 düğün 3 şehir
ve sonunda balayı; Tayland; Bangkok & Koh Samui adası! (en geçersiz ama en güzel bahanem de bu =))
efendime söyliyim
gezi parkı eylemleri
oruç
yeni yeni diziler, sezon üstüne sezonlar
bir kaç kitap okumalar
işte öyle falanlar filanlar, bahane üstüne bahane, bol

e tabi bunlardan yazacak çok malzeme çıkar
zaman ayırıp da yazabilene

ama dediğim gibi yazacağım diye söz vermek yok, allah ne verdiyse, belki yazarım belki yazamam, kısmet
bu da böyle boş bir yazı oldu ama umut veriyor bence, yazacak çok şeyim olduğu aslında her halimden belli =) ama taahhüt, yok

e söz vermedim ama içten içe bir heves tabi yine
bir de uzun zamandan sonra hayırlı bir gecede yazı yayınlamak iyi gelir belki de diye bir düşünce..
kadir gecesiniz mübarek olsun

sevgiler..



4 Ağustos 2012 Cumartesi

biraz akıllı bıdık, biraz özlem, biraz duygusal

uzuuun uzuuun çok uzun bir 7 ayın sonrasında yine yazıyorum..
uzuuun aralar verdikten sonra yine aynı şekilde başlıyor, yine "bu sefer bırakmıcam, kafamda da bir sürü şey var yazacak, devam edicem" diyorum diyorum diyorumm..

bu seferki başlangıcımı benim miniciğim kuzenciğime özlemimle yapmak istiyorum..

Adı Engin
Yaşı 6
onu görmeyeli aylar oldu
halbuki doğumu itibariyle ona bir aşk beslemeye başlamıştım
şimdi bir yeğenim de oldu pabucu dama atılmış gibi gibi olsa da o benim hala miniciğim ve onu çok özledim:(

bu özlemle onunla ilgili aklımdaki minik bir kaç ilginç hikayeyi paylaşmak istedim

akıllı bıdık hikayesi biiiir;
bir gün hep birlikte dışarı yemeğe gitmiştik
herkese olduğu gibi ona da servis açmışlardı
ve bizim akıllı bıdık dönüp annesine hayret içinde
"annee bana da bıçak koymuşlaaar" demişti
hani o minik ya,
kesici şeyler yakınında olmamalı ya,
ne olur ne olmaz, o annesini uyarır:)


akıllı bıdık hikayesi ikiii;
bir gün bizim evdeyken, hep birlikte çilek yiyorduk
bizim akıllı da bir yandan yiyor bir yandan "benim çilek alerjim var çok yememeliyim" diyor:)


akıllı bıdık hikayesi üüüçç;
bu hikaye sanırım İstanbul'da geçiyordu
annesi ile sokak aralarında yüyürken bizim akıllı havada bir martı görüyor,
kuşlarla o kadar ilgili ki martıyı tanıyor,
bir de "annee havada martı var, yakınlarda deniz olmalı" diye yorum yapıyor



bu 3 hikaye de 3-4 yaşında geçiyor
ah çok akıllı vah böyle zeki demicem ama gerçekten değişik yaklaşımlarıı, ilgi alanları olan akıllı bir çocuk olduğunu da herkes kabul eder sanırım? :)

bi de şimdi benim miniğim büyümüş deee 6 yaşında olmuuuş ilkokula başlıyormuş..
belki seneye bu yazıyı da okur:)

----------

Eğer bunu bir gün okursa kendisine not;
sen bu yazıyı okurken ben muhtemelen yine çok uzaklar olacağım..
ve yine seni özlüyor olacağım..
mucuk sana:)

2 Ocak 2012 Pazartesi

Dikkat alıntıdır! "HayatBir.gif: Ne olacağımız belli değil"

Yiğit Özgür çok sevdiğimi daha önce de karikatürlerini defalarca paylaşarak belli etmişimdir herhalde:)

Takip ettiğim bloglardan bir tanesinde karşılaşınca paylaşmadan edemedim.. seviyorum bu deli tipi dee:))

Buyrun burdan bağlanın;

HayatBir.gif: Ne olacağımız belli değil

sevgiler..

1 Ocak 2012 Pazar

Joey Tribbiani seven parmak kaldırsın!

Daha önce Friends izlemeyen var mıdır bilmiyorum ama ben çooook severim, defalarca izleyip her seferinde çooook gülerim (ki burdaki çoook kelimesinden kimi zaman koltuktan düşecek kadar çoook gülmek anlamını çıkarabilirsiniz! :))

Joey Tribbiani ise belki daha önce izlemeyen birine abartılı gelebilir ama her Friends sever için eminim ki Joey bir fenomendir:)







25 Aralık 2011 Pazar

Garfield bir İdol! :)


Hiç Garfield kanunlarını duymuş muydunuz?
Evet kanunları biraz abartılı (yapımcıları mı yazmış bilmiyorum) ama o bir idol bence! :) sizce?
(Özellikle de pzt sendromuna kapilmisken gözümde iyice yüceleşiyor=P)

Favorilerim net; 10, 9, 8, 4

-----------------------------------------------------------------------------------------
Madde 1 : İnsanlar yorgun doğar dinlenmek için yaşar.

Madde 2 : Çalışmak yorar.

Madde 3 : Gündüz dinlen ki gece rahat edesin.

Madde 4 : Yatağını kendini sevdiğin gibi sev, içinden çıkamayacağın gibi yap.

Madde 5 : Yarın yapabileceğin işi bugün yapma.

Madde 6 : Bugünün işini yarına bırakma, erteleyebileceğin kadar ertele.

Madde 7 : Dinlenen birini görünce otur ona yardım et.

Madde 8 : Oturmak mümkünse ayakta durma, yatmak mümkünse oturma.

Madde 9 : Tembellikten kimse ölmemiş.

Madde 10 : Çalışma isteği duyunca biryere otur isteğin geçmesini bekle
-----------------------------------------------------------------------------------------

Ben kanunlara internette bir paylaşım sitesinde rastladım ama "Garfield" yazıp internette aradığınızda bir çok sitede karşınıza çıkıyor ama gerçekten yapımcıları mı yazmış bunları bulamadım...


23 Aralık 2011 Cuma

8 karede hayat!

Bir çoğunuz bu karikatürü defalarca görmüşsünüzdür büyük ihtimal..
Hem seviyorum hem de böyle içim bi acaip oluyo görünce, çünkü aslında "acı gerçekler" bunlar:)
İşte bir çoğumuzun hayatını 8 karede özetleyen bir karikatür..



Not: kime ait olduğunu da yazmak isterdim (ki çalıntı gibi değil alıntı olsun diye) ama malesef bulamadım.. bana ait olmadığını yazayım da kime aitse de kusurumuz affola..

21 Aralık 2011 Çarşamba

isteyip de yazamamak, yazıp da bitirememek

eveeet yazı yazma aralığım git gide açılıyor! bu sefer de en son yazımın üzerinden 2ay gecmis..

ilk blog yazmaya başladığım zamanlarda sık sık yazıyordum, çok da keyif alıyordum, ama sonra yavaş yavaş koptum, haftada bir, 2 haftada bir derken bir de baktım ki bırakın yazı yazmayı artık takibimdeki blogları bile okumamaya başlamışım..

şimdilerde yazma konusunda 2 ayda 1 de olsa bir istikrarım var:)
ve aslında buralardayım, okuyorum..

Sorunum nedir bilemedim? başlamak için kafamda plan yapıyorum, aklımdakileri not alıyorum, biraz biraz yazmaya başlıyorum, ama bir yazıyı yayınlamam için içime sinmesi gerekiyor ki bu da uzuuun uğraşlar 5.000 defa yaz, sil, önizlemeye geç, vs, vs anlamına geliyor ki bu kadar uzun zaman ayıramadığım için de yazılar bitmek bilmiyor.. :(

Aslında bu durumla ilgili itiraf edemediğim bir gerçek daha var ki bazen o kadar uzun zaman twitterda dalıp gidiyorum ki başka bir şey okumaya, yazmaya ne vaktim ne halim kalıyor:)

Peki bunları niye yazdım? belki dedim sevgili blog yazarları okur da, bu isteyip de yazamayan ya da yazıp da bitiremeyen halime bir öneri getirir, yorum yapalar diye düşündüm..

30 Ekim 2011 Pazar

Snickers Reklamı & Yurtdışı Versiyonları

Snickers'ın harika reklamını muhakkak bir çoğunuz izlemiştir, izlemeyenler hemmen buyursun izlesin=)



Reklam ilk çıktığında dikkatimi çekiyordu ama ne oluyor, ne konuşuluyor hiç dinlememiştim. Muazzez Abacı ve Gönül Yazar'ı oynattıkları aptal bir reklam diye düşünüyordum.. Bi gün bi arkadaşım çok gülüyorum bu reklama dediğinde tekrar seyrettim ve gerçekten çok sevdim, çok başarılı bir reklam! Slogan süper, kurgu çok iyi..

Sonraa bugün biricik sevgilimle televizyon izlerken reklamın kısa versiyonu çıktı ve onun daha önce reklamı izlemediğini öğrenince hemmen youtube... O da tabii ki çok beğendi reklamı ama "kesin bunun yurtdışı versiyonu vardır bizim reklamcılar bu kurguyu beceremez" dedi ve haklı çıktı..


(yanlış anlaşılmasın, reklamcılarımızı yermek değil amacım bence gayet başarılı yerel reklamlar da var ama maalesef bu kurgu & slogan bize ait değilmiş..)

ve işte benzer kurgulu snickers reklamlarından bir kaçı..









29 Ekim 2011 Cumartesi

biraz tebessüm iyi gelir


tamı tamına 2 aylık bir aradan sonra tekrar buralardayım :)
bu üzücü günlerde (her ne kadar "üzücü" kelimesi çok küçük ve yetersiz gelse de..) biraz tebessüm iyi gelir diye düşündüm..

belki bir çok kişi daha önce de izlemiştir bu videoyu, ben dün izledim.. videoyu çeken arkadaşlar iyi gözlemciymiş bence, tiplemelerle konuşmaları nasıl da güzel yakıştırmışlar.. ben çok başarılı buldum, tebessümden öteye geçtim :)




Favorilerim;
1. etiket ile dergi fiyatını karşılaştıran tip
2. iphone 4 soran tip
3. 15tllik usb soran tip