5 Temmuz 2011 Salı

yazdıklarım, yazacaklarımın...

Tamı tamına 2 haftadır hiç bir şey yazamadım ve bu beni mutsuz etti!


İnsan paylaşmaya alışınca hep yazmak istiyo! evet biliyorum başladığımdan beri sık yazan biri olamadım ama yaşadığım, etkilendiğim, mutlu olduğum, üzüldüğüm şeyleri hep paylaşmak istiyorum, aklımda neler yazacağımı tasarlıyorum ve hatta bir kaç cümle bir yerlere not alıyorum ve yazamayınca mutsuz oluyorumm:(

Bu yazı bir başlangıç olsun, devamının geleceğinin sinyallerini versin:)
ama bu sefer de fazla yazamayacağım çünkü günlerin yorgunluğunu üzerimden atamadım, hala uykuya ihtiyacım var:( ve birazdan da yazımı noktalayıp yatmayı amaçlıyorum..

Gelelim geçtiğimiz hafta fark ettiğim benim için önemli bir detaya..
Yılın ilk yarısının bitimine gelmemiz suretiyle işler güçler de bir hayli yoğunlaştı, gerginleşti, stressle dolup taştı.. ve ben geçen hafta bu dönemi depresyonik takılarak geçirmek yerine, çok doğru bir karar verdim ve çoook sosyal bir hafta geçirmek için çaba gösterdim.. çünkü fark ettim ki kafamı dağıtmadığım sürece sürekli iş düşünmeye, durduğum yerde kendimi germeye, strese sokmaya hatta rüyalarımda bile iş görmeye başlıyorum.. İş yoğunluğunda bir çok zaman yaptığım gibi işten çıkıp, erken ya da geç, eve gelip, pineklemek pek de iyi bir fikir değilmiş, aksini tecrübe edince yararını gördüm.. ve evet depresyonik olmaktan kaçmanın yolu gerçekten sosyalleşmekmiş..

Ve başardım, geçen hafta her gün bir yerlerdeydim ki işin stresini ancak bu şekilde atabildiğimi fark ettim.. sonuç olarak anlatacak çoook şeyim var:)
yazdıklarım yazacaklarımın teminatıdır diyerek bu yazımı da noktalıyorum:)

Hemen noktalamayalım, bir de bu aralar çok sevdiğim şarkıyı paylaşayımm, gecemize renk gelsin;)


2 yorum:

ayse dedi ki...

her gece bir yerde takilip sonra ay sonunu getiremiyip depresyona girmeyesin :)) muck muck

Efsun dedi ki...

:) eheh o da olabilir, aman depresyona girme ben seni gordukce neseleniyorum normalde :)))